.

.

4 Mayıs 2014 Pazar

İnsanlık için küçük, benim için büyük bir adım


 
Terk edilmiş bir bloga dönmek, terk ettiğiniz bir sevgiliye yeniden dönmek gibi. Cık, olmadı. Terk edilmiş bir bloga dönmek, çocukluğunuzun geçtiği köydeki evinize dönmek gibi. O zamandan beri kimselerin yaşamadığı ve uğramadığı, sizin bıraktığınız şekilde duran, tozlu bir yere girmek gibi. İşte şu köşede bacağını kırdığınız sarı saçlı plastik bebek,  duvarda astığınız Mustafa Sandal posterlerinin selobant izleri, tozlu bir terlik teki girişte yan dönmüş, tavanda örümcek ağları, yerdeki kilimin güneş vuran yerleri solmuş. Her şey gözüne zavallı görünüyor. Yeniden adam olur mu burası? Derin bir nefes alıyorsun. Tozlu diye taşınacak değilsin ya, burası evin senin. Hem ev ne demektir, seni her koşulda içine alacak yer. Gülümsüyorsun. Hoş geldin.

Sanki eşyalar da sana tozlu puslu gülümsüyorlar gibi geliyor. Öyle ya, hatırlanmak kimin hoşuna gitmez? Fısıldıyorsun kendi kendine: hoş geldim.

5 yorum:

Vladimir dedi ki...

Bir ses fısıldar... "Hoş-gel-din"

gülçin dedi ki...

:)

serpil dedi ki...

Gülçiiin :)

Ne güzel olmuş yine yazmaya başlamışsın, şimdi tesadüfen bir başka blogda gördüm, çok sevindim.
Nasılsın, özledin mi beni :))

gülçin dedi ki...

Ben de neredesin diyordum :) merhaba yeniden.
Sevgiler :)

ulku dedi ki...

Nerelerdeydin Gülçin'im, yeniden blogunda seninle buluşmak harika.