.

.

18 Ağustos 2008 Pazartesi

döndüm

kendi blogumu bir süredir sevgili abi'nin blogundan takip ediyordum. bakıyordum yeni yazı var mı diye, son gönderiden beri bir hafta olmuş, iki hafta olmuş, ah üç hafta olmuş, amanın dört hafta olmuş derken bir baktım beş hafta olup sevgili abi'nin takip ettiği bloglar içinde "gaybubeti en fazla olanlar" arasında ilk üçe girmişim. kendimi tebrik ederim. şimdi tebrik falan dedimse, yüzsüzlükten tabii. aslında utanıyorum. ben dahil kimsenin gelip gitmediği bir yer mi olacaktı burası? aşçısı kaçmış da yenisini bulamamış bir restoran gibi, buruşturulup bir kenara atılmış bir mendil gibi, boynu olsa bükülecek bir durumda bıraktım burayı. ama ev dediğin, ne olursa olsun, seni içeriye aldıkları yer değil midir? (nasıl bağladım ama) işte buradayım. 5 hafta geçmiş kocaman, yani temmuzun yarısı, ağustos filan. blogger bile menü değiştirmiş, hatta vladimir arayüz değiştirmiş. nem oranı istanbul'da % 90'lara vurmuş. bu arada ben yıllık iznimin ilk yarısını kullanmışım. şimdi gün boyu sürekli harhar işleyen klimanın yanında, sol kolum zaman zaman buz keserek çalışıyorum. neymiş, çalışan kazanır-işleyen demir pas tutmaz-zaten çalışmak iyi bişey olsaydı üste para vermezlerdi vs vs. durun yahu, size şimdi bakın ne göstereceğim:



bu resim bodrum meteor plajında bir yarım gün boyunca altında yatıp uyuduğum palmiyeye ait. uyudum uyandım, denize girdim, çıktım, bi bira içtim, kurudum, kaykıldım, uyudum uyandım ve gözümü açar açmaz bunu gördüm, aldım cep telefonumla çektim. şimdi baktıkça aklıma o güzelim o tembel gün geliyor. (bu arada bodrum'un en güzel plajlarından olan meteor plajının -akyarlar tarafında- ilginç bir hikayesi var, aslında o koyun adını oraya ilk yerleşim ünitelerini yapan ankaralı meteorolojistler koymuş. ama meteoroloji koyu söylemesi çok zor olduğundan dönmüş meteor koyuna. ilk duyanlar da buraya aman bir meteor düşmüş filan diye aranıp duruyor, ne meteor var ne çukuru anacım-)

anlayacağınız üzere yıllık iznmin bir bölümünde bodrum'daydım. yahu orası nasıl bir yerdir, nasıl keşfede keşfede bitmez bir kaynaktır, kaç yıldır giderim, hala bilmediğim görmediğim tatmadığım ne çok şeyi var-şükür-. bu yıl antik tiyatro'daki konserlere bile gittik valla, ama yaz konserlerini ayrı bi gönderide anlatacağım.

yani, uzun lafın kısası, artık buradayım. hergün yazmayan ne olsun :) herkese selamlar sevgiler. gidişim suskun oldu ama dönüşüm muhteşem olacak (sahi böyle de bir şarkı vardı, ne oldu bu şarkıyı söyleyene allah aşkına).

Meraklısına not: Gaybubeti en çok olanlar listesinde beni aşan iki arkadaş, artık siz de dönün diyorum yani. özlendiniz.

18 yorum:

Goddess Artemis dedi ki...

Hoşgeldiniz! Artık dönmenizin vakti gelmişti, özlendiniz ;o)

Abi dedi ki...

eh be karrrdeşiimmm bee..

rehav@ dedi ki...

bienvido.
siz türkler nası dersiniz. etmiştik biraz merak.

rehav@ dedi ki...

bienvenido olcaktı o.

Abi dedi ki...

bu arada sem ve ori için dileklerine aynen katılıyorum..
ve hatta "hep"..
ve hatta "egemavisi"..
"Gamze", "witt"..

hadi yaaa.

elektra dedi ki...

eh nihayet:))) nerelerdesin yahu?

bu da soru mu şimdi ama. palmiyenin dibinde blog mu düşünür hakikaten insan:)

7.oda dedi ki...

yazmayınca yazmıyor insan.. yazdıkça yazası geliyor sonra.. bi öyle bi böyle sürüp gidiyor .. hoşgeldiniz :)

Cheetos dedi ki...

yıllık izninin yarısı bu kadar mı yav gülçin? sizin oralarda münhal kadro var mı :)))))
hoşgeldin, iyi ki geldin, özlemiştim..

gülçin dedi ki...

sevgili artemis,
hoşbulduk, teşekkürler :)

sevgili abi,
napiym abi oldu bi kere beyav :)

sevgili rehavi,
bienvenido'ya da ne cevap verilir? bientoledo :)

sevgili abi,
hakkat ya, hadi ya. ha gayret arkadaşlar, başlayınca oluyo valla:)

sevgili elektra,
valla nerelerdeyim bir bilsem :)

sevgili yedincioda,
haklısın, bir yerden kırmak gerekiyor ataleti, kalemi işlek tutmak gerekiyor.

sevgili chetoos,
yok valla izin iki haftaydı. bir hafta öncesinden heyecanı sardı, bir hafta sonrasını da nasıl olduğunu anlamadan yarı sırıtık bir şekilde geçirdikten sonra.. zaman akıııııp gidivermiş işte, ne diyeyim :)

sevgiler.

Sem dedi ki...

O palmiyenin altını bırakıpta nasıl geldin be Gülçin'ciğim:))) İyi ki döndün, iyi ki yazmaya başladın ama. Her gün yeni bir yazı bekliyoruz haberin ola:)

Abi, bu arada sağolasın; sayende her gün 'ikincilik' kutlamaları yapıyorum:))

Sevgiler

Vladimir dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
M.M.K. dedi ki...

ya, bende de o durum hasıl oldu, aynen! daha yeni yeni atıyorum o gaybubet toprağını üzerimden.. Özlemişim, hoşgeldin!

gülçin dedi ki...

sevgili sem,

bırakmadım ki palmiyenin altını, bak beraber döndüm :)

sevgili vladimir,

amma rüzgarım varmış kardeşim :)ayrıca blogun acayip olmuş ama insan alışır zamanla. olduğu gibi kabul et onu değiştiremiyorsan. bu arada şablonunu da kopyala, yanlışlıkla uçurursan hiç değilse elinde bişiler olur.

sevgili melih,

ne güzel sendne haber almak! sahi, kaldıkça kalıyor valla. hadi üşenme sen de :)

sevgiler

cinar dedi ki...

Hoşgeldin hoşgeldin :)
Özledik yazılarını be :) Dönüşünün muhteşem olacağına hiç şüphe yok. Güzel yazılarının altına şu palmiyeli fotolardan bolca koy da gitmiş gibi olalım hiç değilse :)
Ah Bodrum Bodrum!

ekmekcikız dedi ki...

İyi bilirim, meteor koyunu.:) Bizim tarafın açık denizinin dalgası boyumuzu aşınca, oraya kaçarız(dık).
Galiba, aynı zamanlarda oralardaymışız.
Hoşgeldin.:))

gülçin dedi ki...

sevgili çınar, çok teşekkür ederim, elim bir değerse üç beş foto daha var ekleyeceğim.

sevgili ekmekçikız,
hay allah! demek aynı zamanlarda oradaymışız. ben bodrum'un o tarafında daha önce kalmamıştım, çok hoşuma gitti.

sevgiler.

miso dedi ki...

OO şekerim hoşgeldin cidden :) Ağaç da çok heybetli çıkmış. Tembelliğine laf edecek olanı kucaklayacak gibi görünüyor :)

marruu

egemavisi dedi ki...

Şimdi hoşgeldiniz diyeceğim de size derken kendime de diyedim geldi. Hoşgeldik efendim. ;)