.

.

23 Ocak 2008 Çarşamba

uykusuza masallar

hani Lost'taki desmond karakterine demişlerdi ya ekşi'de "feridun düzağaç'ın peru'da kaybolmuş kardeşi" diye; işte hem lost haftaya geri dönüyor, hem de desmond'un Türkiye'de kaybolmuş kardeşi Feridun Düzağaç'ın yeni albümü çıktı: uykusuza masallar.


seviyorum Feridun Düzağaç'ı, şarkılarını, bazen marazi gelen yalnızlığını, melankolisini. en sevdiğim Adanalı bile diyebilirim kendisine, Adana Kebaptan bile daha çok, düşünün yani... bu albümü aldım öğle arasında, sonra yemeğimi yerken dünkü ev ödevimi yaptım yani Fatoş hanıma 5 yıl sonradan mektup yazdım, yazarken çok eğlendim. işyerinde akşama kadar döne döne bu yeni şarkıları dinledim, çok hoşuma gittiler, tavsiye ederim. sonra akşam çıkınca gene dün akşamki kafede oturduk sem ile. bu sefer derse yetiştik :) bu akşam daha zevkli geçti, önce yazdığımız mektupları okuduk, ben okuyunca bir baktım grup ben mektubu okurken de benim kadar eğlendi, hoşuma gitti yahu. sonra konulara devam ettik, güçlü soru sorma egzersizleri yaptık ve seminer bitti. seminer bitti ama öyle konular konuştuk ve öyle sorular sorduk ki kendimize, bunlar bitmeyecek. neyse ki.

4 yorum:

Abi dedi ki...

değerli Gülçin üstadım,
aşağıdaki "bir akşam Rumeli caddesi" yazına göndermedir diyeceklerim..
1- "kapatıyoruz" adını alıp bunu ticaret sicile tescil ettirmek tipik bir İzmir'li işi.. çok güldüm.. Muhtemel şirketin tam adı : Kapatıyoruz tekstil inşaat sanayi ticaret limited şirketi filandır..
2- "Hiç bir problem onu üreten düşünce tarzıyla çözülemez." sözüne uçtum, Einstein'ın..
3- Sem'le iyi vakit geçiriyorsunuz..::))
4- Feridun'u bende dinleyeceğim..
Seviyorum bende..
Ben, kısaca H.A.
Benim masalım burada bitti.
iyi geceler..

Adsız dedi ki...

gulcin feridun'u gule gule dinle.
yaw "guclu soru sorma egzersizleri yaptik" demissin. egzersiz ve guc laflari yan yana olunca aklima zittirik seyler geldi:))))) "sana bi soru cakarim bi de yer cakar" veya "sordum mu oturturum" gibisinden. heheee:) opuyorum. sorusuz.
tulay

Ori dedi ki...

Düzağacı çok sevmem! Ağaç dediğin özğür olmalı. Eğri, büğrü yani canı nasıl istiyorsa öyle gelişmiş olmalı:)
Adana kebaptan çok urfa severim:))
Neyse, konuya dönelim.
Diğer okurların ne der bilmiyorum ama göz göre göre şu Desmond denilen adama taaa burdan asılıyorsun gibi geliyor bana:))
Kim bilir 5 yıl sonrası mektupta Desmond için neler yazdın:))

Sem dedi ki...

Gülçin'ciğim, hadi gözün aydın, Desmond için geri sayım başlamış:)) Umarım artık Perşembe geceleri eve kapanmazsın, dışarda yapılacak çok şey, gidilecek çok yer var daha:))

Mektubun gerçekten çok hoştu; hele Fatoş'cuğum diye samimi hitabın sınıftaki atmosferi daha sıcak yaptı:)) Umarım yazdıkların 5 vakite kadar gerçekleşir:)

Desmond'un Adanalısını ben de severim, en kısa sürede albümü dinlemenin bir yolunu bulmalı:))

Sevgiler