.

.

24 Eylül 2007 Pazartesi

ineğin inek öğrenci olanı


biliyorsunuz cowparade istanbul sokaklarında devam ediyor. zarar gören inekler kaldırılıyor, onarılıyor, yeri değişiyor filan; epey bir inek trafiği var. bu yukarıda gördüğünüz "inek inek" yoktu daha önce, tam abdi ipekçi'nin köşesine yerleştirmişler. görünce güldüm valla. önündeki kitabı meraklı vatandaşlar paramparça etmişler ama neyse kafasındaki formüller sağlam kalmış :) okulların açıldığı hafta bu ineği gözönüne koymak da nesi ?? ben üstüme alınmadım doğrusu, çünkü hep ara sıra pırıltılar gösteren ortalama bir öğrenciydim. pırıltılarım da edebiyat ve ingilizce derslerine mahsustu. buna rağmen hiç kopya çekmedim. lise sonda benim elime üzerinde aspirinin formülü (hala hatırlarım asetil salisik asit. ne işime yarayacaksa. sanki evde yapacağız.) olan bir kağıdı tutuşturmuştu da sıra arkadaşım, ne yapacağımı şaşırmış, nedense kağıdı ağzıma atıp yemiştim kimya hocamızın korkusundan. ne kopya yöntemleri vardı ama, bacağına yazan kızlar, kurşun kalem üzerine iğneyle oya gibi formül döşeyenler, kalemtraşın altına kağıt sokuşturanlar (bense kalemtraşın üstüne ismimi yazmıştım, hep alır geri vermezlerdi, yıllığa da yazdılar, kalemtraş üstüne ismini yazan ilk türk diye), sıraya yazanlar-silip başka şey yazanlar, sınav kağıdı değiştirenler.. sınıfın iyileriyle haytalarının ayrıldığı sınırda oturuyordum lise son sınıflarda. arkamda hep hareketler, fısıldaşmalar olurdu, onlara en büyük yardımım sırada kıpırdanıp onların hareketlerini mümkün olduğunca sezilmez hale getirmekti. ya da biz öyle zannederdik. görülmez mi hiç kıpır kıpır fısır fısır? öğrenci aklı işte.. gençliğine ver :)

bu haftasonu da çabucak geçiverdi. binbir hevesle ısmarlayıp haftasonu teslim aldığım sakın kımıldama filmim bozuk çıktı. işin tuhafı yarıya kadar normal gidip görüntünün birden donmasıydı, keyfim kaçtı, gidip değiştireceğim şimdi. cumartesi akşamı sevgili arkadaşım N.ın doğumgünüydü. evimde ağırladım onları, pasta almak yerine sakızlı güllaç yaptım ramazan şerefine. üzerine mumlar, maytaplar koydum. çok güzel oldu.

radikal gazetesi cumartesi ekinde aydan çelik trafik üzerine bir yazı yazmış, bana legro söyledi, ben de rastlamayanlar varsa, trafiğin tam arapsaçı olduğu bugünlere denk geldi madem, yazayım dedim. yazının başında da aziz nesin'in bir anısı var: şöyle ki: Rivayet odur ki, üstat bir gün taksiye biner. Ama o kadar korkunç bir trafik vardır ki, araçlar milim milim ilerlemektedir. Aziz Nesin dayanamayıp "Şoför kardeşim, acaba biraz daha hızlı gitme imkânımız var mı?" diye sorar. "Var abi" der taksi şoförü, "Ama arabayı nereye bırakacağız?.."

9 yorum:

berceste dedi ki...

yahu sevgili gülçin;
kusruma bakmayın da ben bu inek muhabbetlerini anlayamadım hala.
istanbullu olmadığımdan olsa gerek..
yani kimin fesidir,neyin nesidir, istanbul sokaklarına konulmasının sebebi nedir ?
düşünüp duruyorum :)

ama mevzuuda geçen bir diğer ineklik şeysini anladım valla.evet doğru fazla ineklik yaptın mı inek yaftasını yersin :P
allahtan öyle bir şeyimiz olmadı..
fakülte hayatım,aşk hayatımla ters orantılı oldugu içün; hamdülillah son sınıfa kadar düşüre düşüre geldim notlarımı :P ol babdan yaftayı yemeden mezun olduk.
kopya dersen,evet kitabımızda yazmadı.ne lise,ne orta ne de fakülte..inanması zor,ama vicdanım rahat olmadığı ve de o not hakkım olmayacağı için böyle bir şeye hiç teşebbüs etmedim..hani bir de allah indinde hırsızlık mı sayıyordum ne.onunda etkisi büyüktü sanırım.. evet AA ile bitmedi ama, olsun hepsi gepegerçek kendi notlarımdı,tek bir göz hakkı bile yok hiçbirinde..geriye döndüğümde;mutluyum yani..

berceste dedi ki...

dur hızımı alamadım:)
biraz daha yazayım bişeyler;
kendi sayfamda pek gıkım çıkmıyor da,dostların sayfalarında işte böyle bülbül kesiliyoruz affola:)

hiç unutmam;
fakültede ilk günlerim..dersin hocası geldi harıl harıl anlatıyor ama hiç anlamıyorum haliyle..ama nasıl not tutmak bir gör,hocayı anlamam mümkün değil ,bildigim bütün teorileri,kuralları hiçe sayıyor adam.kendine göre değişik şeyler üretiyor falan,en iyisi dedim gak deyince yazayım,guk deyince yazayım...bari sonradan okuyunca anlarım...
erkek arkadaşlar da bilirisn hiç kaçırmaz böyle tipleri :P biçilmiş kaftan olarak model teşkil ediyorum önlerinde..her neyse ertesi sabah , ömer diye bir arkadas vardı kulakları çınlasın şuan hangi vatan coğrafyasında vazifelidir bilemem,cuuup diye damlamaz mı yanıma..ben kız okulundan mezun olmuşum,zaten adamların önünden geçerken rengimi atıyorum,kalk bir de yanıma otur sen..sağa yanaşıyorum sağa geliyor,o yana kayıyorum bu yana geliyor..o dersin bitmesini zor bekledim...tövbe billah berceste bi daha mı not tutmak... hoş,tuttuk tabi o ayrı..
alıştık da zamanla birbirimize.yani kimse kimseyi yemiyormuş bunu da anladım :)

güzel günlerdi işte...
şuan dudağımda hoş bir tebessümle ayrılıyorum sayfandan...

iyi geceler...

A. Banu Cansever Schmid dedi ki...

evet Istanbul da bircok sey ineklik olabilir :) acikcasi ben bu heykellerin etrafta esprili bir sekilde dagilmalarini cok tuttum, ille de bir neden aramiyorum, bence yaratici ve hos :) ogrencilik gunlerimde hicbir zaman inek olarak anilmadim ama evde ayrica calismadan 6-7 ile gecerdim :)) yanisira da haylazlik yapmaktan geri kalmazdim tabii...

Ori dedi ki...

Aziz Abi'nin taksi macerasına çok güldüm:)) Bir hikayesini anımsadım; dolmuş şoförü aracı çok süratli, yolcuları hoplatarak, sağa sola savurarak gidiyormuş. Yolculardan biri "şoför bey, ben emekli pilotum, hiç uğraşma bu araç ucmaz" :)
Din dersinden başka bir dersten de kopya çekmek istemiştim. Hemde çok iyi bildiğim kimya dersinden. Sınav başladığında kopya kağıdını avucuma aldım ama heyecandan ellerim nasıl titriyor, gözlerimi hocadan ayıramadım. Taki hoca kağıdı elimden alana kadar:))

Abi dedi ki...

taksici Nesin'den komikmiş hakkaten..
Bu arada Berceste'yi de buradan takip ediyoruz hakkaten..
Hakkaten..
Hakketten..
Hakikaten..
Hakikatten..

suyun ötesi dedi ki...

ilahi abi, yaman adamsın hakkaten:)
hakketten..
hakikaten..
hakikatten..

legrottaglie dedi ki...

yurdum insanı işte zeki çevik ve de pratik.

epeski rehavetde de yazmıştım eskiden çok eskiden.

salı pazarındayım aylak aylak bakınıyorum sağa sola.
pazarcı bir genç; yaklaş abi ssk doktoru gibi uzaktan bakmasana öyle.
ben o an dumur tabi.

Sem dedi ki...

Ha ha, formalı ineğiyi ilk defa görüyorum:) Kemer bile takmışlar. Ben de hep kopya çekemeyenler kümesinde oldum, arasıra sıranın üzerine kurşun kalemle birkaç kimya formülü yazmanın dışında. Onlarda genelde sorulmaz, boşuboşuna adrenal yapmış olurdum:(

Filmin bozuk çıkmasına çok üzüldüm bu arada:( Umarım en kısa zamanda değiştirir ve seyredersin diyorum.

Sevgiler

gülçin dedi ki...

sevgili bercy,
inekler, şimdiye kadar dünyanın çeşitlerinde bir çok defa yapılan, İstanbul'da ise ilk kez düzenlenen halka açık en büyük açık hava etkinliği. 31 ekim'e kadar şehrin değişik yerlerinde farklı sanatçılar tarafındna tasarlanmış inekler şehre renk katacak. sergi sonunda da bu inekler bir açık artırma ile satılıp geliri açev'e aktarılacak. serginin ilk başladığı günden beri şehirde inek safarilerine çıkmak, onları resimlemek, onlarla resim çektirmek şehre yeni bir renk getirdi. eski yazılarımda başka örneklerini de görebilirsin. bu arada, okul anıların iyiymiş, sonra devamını da dinlemek isteriz :)

sevgili banu,
www.cowparade-istanbul.com adresinden daha farklı inek dizaynları bulabilirsin. bir gün sen de dlerim kendi ineğini boyarsın ve biz de gelir resimleriz.

sevgili ori,
zaten aziz nesin'in aziz"liği de halkın içinde olmasından gelmiyor muydu? hep söylerdi, ben bir şey yapmıyorum sadece aktarıyorum diye. ben hala bir şeye rastlayınca "valla tam azizlik" diyorum hala.

sevgili abi,
herhalde doğru yazılışı "hakikaten" olamlı ki o da seçeneklerde var zaten :)

sevgili legro,
bu alıntıyı alıntılamama sebep olduğun için teşekkür ederim tekrar. evet, halkımız zeki, çevik ve yaratıcıdır. korkmak lazım bu halktan:)ben en çok emniyet kemeri kullanma zorunluluğu çıktığı zaman kapış kapış satılan "emniyet kemeri aparatlı beyaz tişört"lerin yaratıcılarından korkmak lazım geldiği kanısındayım. hatırlar mısın bilmem, beyaz düz yuvarlak yaka tişörtler, ama sol omuzdan sağ aşağıya doğru siyah bir bantı var. onu giyip arabaya oturunca kemer takmış gibi görünüyorsun. millet de almıştı bunlardan ya. takmayacağız ya, sıkıyor ya.

sevgili sem,
iek inek resmine tıklarsan kocaman oluyor ve başka ayrıntılar da görebilirsin. misal başının üzerinde betimlenen düşünceler arasında hem formüller, hem kalp içinde güzel inek kızlar da var :))