.

.

27 Eylül 2007 Perşembe

aşk



Mut'un bir dağ köyünde dostlarla birlikte gezerken yaşlı bir karı kocayı gördüm.. Baktım bir kanepenin üzerinde oturuyorlar... Iyice yaklaştığımda tezekten yapılmış evlerinin bahçesinde oturdukları kanepenin bir tarafının tamamen kırık olduğunu, kanepenin sağlam tarafına sıkışarak oturduklarını ve sohbet ettiklerini anladım. Yüzlerinde bir tebessüm vardı.. Kanapenin bir tarafı tamamen kırılmıştı... Evin halinden ve karı kocanin kılık kıyafetinden maddi durumlarinin pek iyi olmadığı ve yeni bir kanepe alacak güçlerinin olmadığı hemen anlaşılıyordu... Selamlaştıktan sonra, 'Kanepe kırılmış' dedim... Yaşlı adam büyük bir bilgelikle cevap verdi, ' Biz de sağlam tarafına oturuyoruz... Yetiyor bize..' Kadın da tamamladı, 'He ya yetiyor bize bak ne güzel oturuyoruz'. Sevdiğimin elini daha sıkı sıkı tuttum... Öyle ya, 'Aşk bu kanepe neden kırık, neden yeni bir kanepe almıyoruz' diye dırdır etmek, şikayet etmek yerine, 'Kanepenin sağlam tarafını paylaşmak' değil midir?... Ve işte yukarıda yer alan bu fotoğrafı büyüterek evimin en görünür yerine astım...


* bu metin az önce mail kutuma düştü, kim yazmıştır bilgi yok. sizlerle de paylaşmak istedim. yazana, çekene, söyleyene sağlık.

11 yorum:

hepomutsuzçocuk dedi ki...

Bunun aşkla da bilgelikle de ilgisi yok bence sevgili Gülçin..Kim olsa kanepenin sağlam tarafına otururdu:))))Bunu yazan arkadaş taze aşıkmış ve temiz dağ havasının etkisiyle romantizmi biraz abartmış..Gecekonduların hemen hepsinin önünde böyle eski kanepe ve koltuklar bahçe mobilyası olarak değerlendirilir,Mut'a gitmeye gerek yok ki.Hangi canına susamış kadın kocasına,"Beey beyy şu bahçedeki kanepe çok eskidi niye yenisini almıyon" diye dır dır eder ki:))bahçede kanepenin ne işi var ki?
Ya şu romantik gönderiye benimki biraz fazla gerçekçi bi yorum oldu,tüm romantiklerden özür dilerim:)Ama napalım,yorum bu herkesin ki farklı farklı di mi ama:)
sevgiler

Timurcan dedi ki...

Hoş bir yazı paylaşmışsınız yine. Okurken etkilenmemek elde değil. Ama takıldığım bir ayrıntıya değinmek istiyorum, umarım kızmazsınız, kızarsanız da şimdiden affınıza sığınıyorum.

Size gelen yazıda, resimdeki sevimli çiftin kanepe alacak güçleri olmadığından söz ediliyor.
Kanepe alcak güçleri yok ama, kanepeyi oyucak güçleri varmış anlaşılan. Eğer oturma gruplarımızı daha derli toplu, daha sakin, daha usturuplu, daha yaşımızdan beklenen olgunluğa haiz biçimde kullanırsak, her zaman aman her zaman "nasıl bulmak istiyorsak öyle bırakırsak" koltuklarımızda arzu edilmeyen oyuklar görmeyiz ve canımız istediği zaman koltuğun istediğimiz bölümüne oturabiliriz. Hem fotoğraflarda da daha simetrik çıkmış oluruz.

Oturma gruplarımızı korumamız lazım. Bugün bir koltuk yapmak için kaç ağaç, kaç dut ağacı dallarına veda ediyor, kaç dutluk haraboldu çoğumuzun haberi yoktur.

gülçin dedi ki...

sevgili hep,
görüş zenginliği oldu, bin çiçek açsın bin fikir yarışsın gibi oldu :) bence yazan kişiyi kadının verdiği cevap etkilemiş, "he ya yetiyor bize ne güzel oturuyoruz" demiş ya, yani biz birbirimizle olmakla yetiniyoruz, kırık olsa ne olur, sağlam yerine sığışıveririz. yıllar önce bir büyüğüm söylemişti: "çocuklar, birbirinizi sevin. sevgi azaldıkça kusurlar çoğalır." diye. aklıma hep bu gelir aşktan sözedilince.

sevgili timurcan,
ne diyeyim çevreci dutçu arkadaşım? haklısın :)

Timurcan dedi ki...

Yanlış anlaşılmasın, ben tam çevreci sayılmam. Dutlara takıntım var biraz (o sebepten bu hallerim), hikayesini bir gün yazarım. (o ayrı konu)

Abi dedi ki...

Dayı kanepeyi geçen sene İkea'dan almış olabilir mi acep?

Timurcan dedi ki...

Bu arada gözümden kaçmış, hoş bir ayrıntıya da değinmek isterdim gevezeliğimi mazur görecek olursanız:

Olay Mut'da geçiyor. Mut; dut ile benzer sesli bir ilimiz.

Hoş tesadüf benim için.

Sevdim bu resmi.

Timurcan dedi ki...

İkea dan değil. ben hep ikea da gezerim. Orda bu model hiç satılmadı.

İkea'nın olduğu yerler eskiden neylikti acep?

Abi dedi ki...

bu dut ikaesini dinleyelim hakket bi ara..:))

Adsız dedi ki...

Tesadüfen düştü bu siteye yolum.Aslında amacım Şehir Tiyatrolarının yeni oyunlarına bilet almaktı.Ama yazıları okurken takıldım kaldım siteye. Ne güzel sohbetler bayıldım.Hikayelerinizi sohbetlerinizi okurken vakit nasıl geçti anlamadım. Hepinize teşekkürler.

Gulcin TIMURCAN dedi ki...

Gülçin timurcan...sizi tanımak isterim...Ben gülçin timurcan...

Gulcin TIMURCAN dedi ki...

Gülçin Timurcan...Sizi tanımak isterim...Ben de GÜLÇİN TİMURCAN...