.

.

13 Kasım 2007 Salı

kaldırımların Picasso'su (Pavement Picasso)

Önce bu resme bakın.



Şimdi de buna bakın.





Bu nedir dediğinizi duyar gibiyim, ikisi de aynı resim ama ikincisine yanlış açıdan bakıyorsunuz :) Durun anlatıyorum. Bu değişik bir sanatçının eseri, kaldırıma tebeşirle boyayarak yapılmış üç boyutlu bir çalışma. Adamın adı Julian Beaver. İngiliz. Kendisine Kaldırımların Picasso’su diyorlar. Bir röportajında, kaldırımları tebeşirle boyayarak sanat eserine dönüştürmeye nasıl başladığı sorusuna şu yanıtı vermiş:

15 yıldır, belki daha uzun bir zamandır dünyayı geziyorum. Ne iş yaptığımı sorarsanız, bir sokak ressamıydım. İki boyutlu resimlerin yanı sıra ünlülerin portrelerini yapıyordum. Önümden gelip geçenler de yerde duran şapkama para atıyorlar, beğendiklerini de satın alıyorlardı. Üç boyutlu resimler yapma hikayem Londra sokaklarında dolaşırken başladı. Bir gün yürüdüğüm bir sokakta çalışma vardı. Çalışma yapılan yerde bir heykel duruyordu. Heykelin etrafı dikdörtgen şeklinde tuğlalarla örülen bir alanla çevrelenmişti. Bu tuğlalar aklımda hemen üç boyutlu bir görüntü canlandırdı. "Bu alanı maviye boyayarak bir yüzme havuzu oluşturabilir miyim?" diye düşündüm. Böylece belirli bir mesafeden bakıldığında maviye boyadığım alan havuz gibi gözükecekti. İşte bundan sonra üç boyutlu çalışmaya başladım. İlhamı tuğladan aldım. (Baksanıza millet tuğladan bile ilham alabiliyor)

Peki bu resimleri kaldırıma nasıl aktarıyor? Önce çizeceği resimlerin küçültülmüş hallerini kağıt üzerinde tasarlıyormuş. Sonra… Kağıda çizdiğim oranları birebir kaldırıma aktarmam gerekiyor. O yüzden başta halatlar yardımıyla formu oluşturuyorum, sonra boyama ve gölge verme geliyor. Bu işi yaparken tebeşir, pigment ve bir de rahat çalışabilmek için vücudumu yasladığım bir taburem var. Hepsi bu. (Hepsi bu diyor adam ya, inanamıyorum)
Bu işin tekniği sorulduğunda da şu yanıtı veriyor: En önemli şey resme nereden baktığınız. Yani fotoğraf makinesini koyduğum yerden bakmazsanız resmi anlayamazsınız. Bu çok önemli. Üç boyutlu çizimlerdeki oranları doğru hesaplamanız önemli. Bu işin en sevdiğim yanı; hatalarınızı kolayca, bir ıslak süngerle düzeltebilmeniz.

Ve Beaver ondan sonra ABD, Japonya, Rusya, Singapur, Meksika ve birçok Avrupa ülkesinde üç boyutlu çalışmalar yapmış. Geçenlerde de Beaver, World Card'ın davetlisi olarak Kanyon, Beşiktaş Meydanı ve Cevahir'in kaldırımlarına o çok meşhur üç boyutlu resimlerini yapmaya İstanbul'a gelmiş. Bu haftasonu Milliyet’in ekinde görene kadar haberim olmamıştı. Basın haberlerinde taradım, bu yazı dışında haber yok. Aşağıya iki resmini daha ekliyorum, ilkinin adı Batman ikincinin Boat (Gemi). Bir de buraya tıklarsanız, Birmingham’daki bir kaldırıma yaptığı yer resmini aşama aşama izleyebilirsiniz. Nasıl ama, etkileyici değil mi?



8 yorum:

vladimir dedi ki...

Türkiye de kaldırımları kirlettiği için yasaklanacak bir eylem bu. Ya da insanların sırf gıcığına üstüne üstüne yürüyüp zaten suya yazılmış yazı misali eserin ömrünü kısaltacağı bir uğraş türü. Çok etkileyici.

Adsız dedi ki...

Gulçin'cim, Ne güzel, gidip göremediğimiz etkinliklerle bilgelendiriyorsun bizi. aldırımlara yapılan resimler, bana göre tuvale yapulan resimlerden çok daha zor. İnanılmaz bir hayal gücü ve matematik bilgisi gerekli. O perspektifi nasıl düzlemmiş gibi gösteriyor. Keşke kalıcı olsa. Düşünsene, hergün resimlerin üzerinde yürüyorsun, onları görüyorsun ve hiç bozulmuyor. Gönlüne sağlık. Teyzen

Ori dedi ki...

Beaver'in çalışmalarını mail olarak gördüğümde beğeniden öte çok ilginç bulmuştum.
O zaman aklıma şöyle bir düşünce gelmişti! Hız sınırı olan yollara bu teknikle kasisler yapılmalı. Benzerleri de bazı nokta yerlere pekala uygulanabilir diye düşünüyorum. Çok mu hayalciyim:))

Abi dedi ki...

Ori;
çok amatörcesi güvercinlik-bodrum arasında var..
kartondan bi polis arabası yaptılar, beş altı sene önce.. gerçek boyutlarda ama tek taraflı.. bi tarafından sopalar tutuyor. sen uzaktan onu harbi zannediyon.. sonra yanından geçerken "hay allah" diyosun.. tabi ilk defasında..
güzel fikir ama.. mesela bi kaza resmi yapabilirler..
kan-revan..
bizde yavaşlarız.. polisti.. kasisti.. cesetti filan diye...

vladimir dedi ki...

Bir vakitler bir adet türk "dünyaları ben yarattım kendim yarattım kendim ettim başkaları bulsun" şahsiyeti, Picasso sergisini gezerken resimler ile ilgili görüşünü belirtip "ben bundan daha güzelini yaparım" demişti. Daha sonra da sanata bulaşmıştı.

Bu büyülü tebeşir resimlerini görse ne der ne ederdi acaba?

Gülçin hanım Kenan Bey'e bir e meyl şeytirtseniz diyorum.... hani belli mi olur. Özledik kendisini, vesileyle görürüz bir beyanat belki..

endiseliperi dedi ki...

bayıldım bunlara. bu yöntem kullanılarak stadyumlara reklam girilmiyor mu? yani bir bakıyorsun ürün 3 boyutlu görünüyor ama aslında işte bu resimlerdeki gibi tek boyutlu aslında... büyüleyici gerçekten.

Sem dedi ki...

Yeni bir Gülçin servisi daha:) Öncelikle teşekkürler.

Kaldırımların Picasso'su bakış açısının önemini ne güzel kavramış öyle. Batman ve Robin’i işyerimin karşısındaki kaldırımda istiyorum ben. Akmaz boyadan olsun ama:))

Sokaktaki sanatı hep sevmişimdir. Hiç ummadığın bir yer de, kalabalık bir alışveriş merkezinde bile çıkıverir karşına. Kısa süreliğine de olsa, alır götürür seni başka alemlere.

GULTEINEN ENKELINI dedi ki...

Ben bu sanati amatorce yapanlari Italyada ve Almanyada gormustum, cok severim sokak sanatcilarini..
Bir de sokak calgicilarini..
Ozellikle guney Amerikali gruplari...
Onlardan kaset alirim yaptiklari muzikleri begenirsem.