.

.

14 Kasım 2007 Çarşamba

botero da istanbul'da

geçen hafta gazetelerde Türkan Şoray giysilerinden oluşan bir serginin açıldığını görmüşsünüzdür. Sultan'ın filmlerde kullandığı giysilerin sergilendiği bu etkinlik, aslında Artistanbul 2007'nin içinde yer alıyormuş (Artistanbul'un hemen girişinde yer alan ve Gönül Paksoy'un küratörlüğünde gerçekleşen "Türkân Şoray-Beyaz Perdeden Kostümler" adlı sergide, Şahin Paksoy'un hazırladığı 'Şoray yüzleri'nin üzerinde, oyuncunun çeşitli filmlerinde giydiği başlıklar, atkılar ve takılardan yaptığı bir seçki bulunuyor, ayrıca Es Konsept standında da Türkân Şoray fotoğraflarının kullanıldığı, İsmet Doğan imzalı "İstanbul'un Orta Yeri Sinema" serisinden de iki çalışma yer alıyormuş). bunu atlamış olabilirsiniz. hatta Artistanbul'a bu yıl Kolombiya'lı ünlü ressam Botero'nun da geleceğini hepten kaçırmış olabilirsiniz. dün akşam bir arkadaşım aradı, "bilsen bilsen sen bilirsin diye aradım" dedi "botero geliyormuş ya da gelmiş, duydun mu?". bu arkadaşımla ben İspanya aktarmalı Küba seferimi birlikte yapmış, Madrid sokaklarında kaybolmuş, orada ilk kez gördüğümüz bir heykelin kimin tarafından yapıldığını öğrenip dükkanlarda Botero posteri aramıştık (bulduk hem de çok güzeldi, ufak ufak 25 Botero resmi vardı posterin üzerinde, şimdi çerçevelenmiş bir halde çalışma odamda karşımda durmakta). hayır, duymamıştım, araştırayım dedim. bugün bir baktım ki, ayol Artistanbul açılmış Karaköy'deki 5. antrepoda (İstanbul Modern'in yanı), 18 Kasım'da da bitiyormuş. Botero'nun kendisi katılamamış sergisine, zaten 4 resmi gelmiş iki de karakalem çalışması. sergilenen tabloların ikisi de şimdiden satılmış. insanları olduklarından iri ve abartılı resmetmesiyle tanınan ve bu anlayışı Leonardo Da Vinci'nin "Mona Lisa"sına bile uygulayan Kolombiyalı ressamın kendisi gelemese bile eserleri böylece ilk kez Türk sanatseverlerle buluşmuş oldu. son yıllarda ise, dünyanın çeşitli yerlerinde yapılan sergilerinde görülen tabloları ise rahat ve kıyak yaşamdan doygun, etine buduna, tırnakları kırmızı ojeli 1950'lerden kalma burjuva hanımların keyifli tablolarından farklı. Botero, New York'tan Paris'e Atlantik üzerinden uçarken, "New Yorker"da okuduğu Irak'taki Ebu Garib cezaevi üzerine bir yazıdan ve gördüğü fotoğraflardan sonra geçirdiği vicdan sarsıntısı ile harekete geçerek hostesten istediği kağıtlara cebindeki kalemiyle hızlı bir biçimde konularını çizmiş ve Ebu Garib resimlerinin ilk hazırlık eskizlerini böyle yaratmış. sonra da Ebu Garib serisini yapmaya başlamış. savaşın ve işkencenin yüzünü gösteren bu tabloları ilk gördüğümde çok etkilenmiştim. bu tablolardan istanbul'a gelen yok, ama aşağıdakilerden daha fazla örneği şurada, burada ve burada görebilirsiniz.





işte bunlar da klasik Botero karakterleri, dans edenler, tombul Mona Lisa ve aile pozları.


8 yorum:

Adsız dedi ki...

Selam
Bugün önce artistanbulu, sonra oradan aldığım başka bir numarayı, sonra oradan aldığım başka bir numarayı ve son olarak da oradan aldığım başka bir numarayı aramak suretiyle (takıntı değil, fikri takip, rica ederim) ilgili (?) kişiye ulaştım. "Botero? yoooo; öyle bir sergimiz yok" "haaa evet evet, bi dakka" girizgahından sonra öğrendim ki ve hatta öğrenebildim ki Ebu Garib resimleri değil (bence neyseki) bildiğimiz tarz resimleri varmış. Sadece sirk koleksiyonundan 4 adet resmi yani. ilgili ve dahi sizin gibi bilgililere hürmelerim ve saygılarımla sunarım efenim .

imza: İspanya aktarmalı Küba seferini birlikte yaptığınız, Madrid sokaklarında kaybolmuş olduğunuz arkadaşınız.

not: mr. jinx'i sadece kendine saklaman hiç hoş değil.

endiseliperi dedi ki...

aa ben biliyorum bu resimleri ama ressamın isminin botero olduğunu kaçırmışım. demek ki ressamın kaderinde unutulmak var:) resimler eğlenceli:) teşekkürler.

hep dedi ki...

Sevgili Gülçin,ayaklı sanat bülteni gibisin valla.Sana bi teşekkür borcum vardı bu arada aklıma gelmişken onu ifa edeyim.Hani bigün falanca tv.de bu akşam takva var,izlemeyenler izlesin demiştin ya.Evet,ben onlardan biriydim ve sayende izledim.Ha filmi hiç beğenmedim gerçi ama olsun,izlememiş olmaktansa,izleyip beğenmedim demek her zaman evladır:)
sevgiler

Abi dedi ki...

mona lisa süper ya..
sağol..

ekmekcikiz dedi ki...

Gülçincim,
Demek sen de Botero seversin?
:)
Ben kendisini iki sene önce keşfetmiş ve resimlerini çok beğenmiştim.

Ebu Garip resimleri gerçekten çok farklı olmuş, etkileyici.

vladimir dedi ki...

Ne acıdır hep şişman modeller ile çalışıp onların semirmiş mutluluklarını resimleyen Botero kendi kendini açlıkla terbiye edip ömrünün sonuna kadar bir deri bir kemik kalmaya and içtiğinde resimleri ile kendi fiziki yapısı arasındaki tezat günden güne irileşmiştir.

GULTEINEN ENKELINI dedi ki...

Fazla ressam ismi bilmem ama ben bu Boteroyu taniyomusum ya..
Emirates Mall da bir resimci var oraya gidip gidip ben bu siskolarin resimlerini seviyordum, ne sakaci ruhlu bir ressam diye dusunuyordum(pardon burada nuktedan demem mi gerekiyordu ki?) hatta 1 yillik kalkinma planimda birkac tanesini edinmek var.
Ressamin ismini ogrendigim iyi oldu:)

cinar dedi ki...

Botero'nun varlığını senden öğrendim vallahi :) Ne ayıp, çok cahilce. Utandım şimdi. Bilgilendirme için teşekkürler. İstanbulda değilim ki, nerde sergi nerde Botero diyeceğim o yüzden..
sevgiler