.

.

28 Kasım 2007 Çarşamba

aşk ayakkabıdır-can yücel


Bedenin yükünü ayaklar taşır,ruhun yükünü yürekler.. bütün ağırlığınızı ve yorgunluğunuzu kaldıran ayaklarınız için rahatlığı ve şıklığı bir arada barındıran ayakkabıyı seçersiniz.İçinizin acılarını, sıkıntılarını, kırgınlıklarını ve hayallerini yüklenen yüreğiniz için de huzur verici ve "güzel" bir aşk ararsınız. Zaten aşklar da ayakkabılar gibidir...


Bazıları çamur yağmur, toz toprak kar buz gibi her türlü "kötü hava" koşullarına dayanıklıdır.Bazıları ise ummadığınız kadar kısa zamanda çabucak "yamulur" ilk yağmurlu havada "altı açılır" veya güzel havalarda bile "iki günde bozulup" gider.


Aşkları da ayakkabılar kadar "itinayla" seçmezseniz, tıpkı ayağınızda olduğu gibi yüreğinizde NASIR oluşabilir.Dar gelen bir ayakkabıyı sadece tarzını beğendiğiniz için "zamanla açılır" diyen satıcıya inanarak alırsanız, zaman içinde ayak kemiklerinizde "deformasyon" başlar.Ruhunuzu daraltan bir aşk içinde yalnızca fiziksel beğeniye kapılıp "zamanla düzelir" diyenlere kanarsanız, yine zamanla içinizdeki olumlu duyguların "çarpıldığını" görebilirsiniz.


Aşık olabileceğiniz insan türü, tıpkı ayakkabılar kadar değişik stillerde, farklı kalitelerde ve sayısız "renktedir". ...Aşkı bir çeşit serüven olarak "spor" gibi yaşayanlar, aynen "spor ayakkabı" gibi dikkat çekici ve rahat kişileri bulurlar.Tersine aşkta tutucu ve istikrarlı olmayı benimseyenler "klasik ayakkabı" gibi muhafazakar çizgiler taşıyanlara tutulurlar.Dekolte ayakkabılar gibi sadece cinsellik ve eğlence zevkleriyle ateşlenen aşklar vardır."Bez" ayakkabılar gibi kısa ömürlü "tatil aşkları" ise hemen herkesin kişisel tarihinde mevcuttur."Marka" ayakkabı alır gibi, sevgilinin kariyerine ve maddi durumuna "tutulan" aşıklar görürsünüz.Katı plastikten "yağmur çizmesi" edinir gibi mantık süzgecinden geçirip "işe yarar" biçimde yaşamak isteyenleri de bilirsiniz.Ayrıca ne tuhaf ki, psikolojik testlerde "zaafı" olup evine sayısız çeşitte ayakkabılar yığan insanların aynı zamanda "değişik" türde aşklara da zaafı olduğu söylenir.


Evet, aşk "ayakkabıdır". Aynen ayakkabınıza bakım yapmayıp "hor" kullandığınız zaman kolayca eskittiğiniz gibi, aşkınıza da dikkatli davranmayıp özen göstermediğiniz zaman kısa sürede "eskitirsiniz" .Ve nasıl ki "delik" bir ayakkabıyı tamir ettirdiğinizde yalnızca "bir miktar" ömrünü uzatmış olursanız;"delik" bir aşkı onarmaya kalkıştığınızda da "asla eskisi gibi olmayacaktır" !

Can Yücel

8 yorum:

sema dedi ki...

önü kurdelalı siyah babeti alıyorum ben:))

cinar dedi ki...

aşk ve ayakkabının bu kadar benzediğini hiç düşünmemiştim! :)

vladimir dedi ki...

Enteresan bir yazı, bu benzerlikten herkes farklı çıkarımlarda bulunabilir. Sağol Gülçin bugünde oyalanacak bir şey çıktı sayende. Artık gözüm bir müddet insanların ayakkabılarında olacak.

Dün Müzeyi gezen bir kadın vardı, siyah deri çantasının kayışında mor bir çizgi vardı, ayağında mor çizginin renginde mor ayakkabılar. Ne demek şimdi bu?

Abi dedi ki...

Kadın, zevkli birisiymiş..:)

endiseliperi dedi ki...

ben de aşk-ayakkabı bağlantısının bu kadar güçlü olduğunu bilmiyordum. ama ben erkeklerin ayakkabısına bakarım. nasıl ayakkabı seçtiği benim için,birazcık önemlidir. uzun, sivri burunlu, işlemeli bir ayakkabı seçmiş ya da tokalı ayakkabısı olanlarla ayrı dünyaların insanı olduğumuz çok açıktır bana kalırsa. düz, kaliteli, bağcıklı, kahve ya da siyah tonlarında ayakkabılar hiç fena değildir:p

keyifli bir yazıymış, teşekkürler.

TalismanDiyette dedi ki...

Hımm Gülçin'cim şimdi herşey anlaşıldı.
Ayakkabı sevmem, seçerken aceleyle seçerim, aynı anda giydiğim bir bilemedin iki ayakkabım vardır ve asık suratlıdırlar genellikle..
Evet bir aşk kadını değilim ben..
(son günlerde herşey ben ve benim talihsizliğimle ilgili, böyle bir megalomani geliştirdim :)))

Adsız dedi ki...

Gülçin'ciğim, aşkla ayakkabı benzerliğini ancak Can Yücel bu kadar güzel anlatabilirdi.
Benim ayakkabılarım oldukça pahalı, son derece sade ve yıllarca bıkıp usanmadan kullanabileceğim cinstendir. O kadar iyi bakarım ki eskimelerini hiç istemem.
Gerçekten bu benzerlik doğruymuşTyz.

A. Banu Cansever Schmid dedi ki...

Gulcincigim ilham verdin ;) sagolasin! xxx cok hos bir yazi olmus...