.

.

11 Eylül 2007 Salı

şurdan burdan

uzungöl - fotograf: arzu cebeci
birkaç gündür hava soğuk ya, ne giyeceğimi şaşırmış vaziyetteyim. neyse ki sokakta gördüğüm insanlar da benim gibiler, kimi botlarını çıkarıp giymiş, kimi hala kısa kollularla üzerine şal atmış gezmekte. yarın (çarşamba) yağmur geçişi olabilir demişlerdi, bakalım gene ne giyeceğiz? ben kafamda çok plan yapmıyorum açıkçası, sabah kalkıp o mahmurlukla dolabın önünde durup bakıyorum ve içimden bir sesin "işte bu, yanına bu, aha bi de bu" demesini bekliyorum.

yukarıdaki uzungöl fotosu da ne alaka diyenlere, bu akşam ben sem'le buluştum heyy! balık mevsimi açıldı, terazinin balığa özlemi bitti diye yazdığından beri, biz iki karadenizli aramızda balık sohbeti yapmaktaydık. ben de onu sahrayı cedit'teki karadeniz lokantası nostoni'ye davet ettim. evimin yakınındaki bu lokanta, acil karadeniz lezzeti istediğinizde size mütevazi ve sıcak dekoru, güzel yemekleri (hamsi ve pide çeşitlemeleri, turşu kavurması, muhlama, karalahana sarması ve karalahana çorbası, kaygana, laz böreği, hamsili pilav gibi), fonda usulcacık çalan karadeniz müzikleri (kazım koyuncu'ya rahmetler olsun, volkan konak'a selamlar) ve uygun fiyatları ile benim aklıma ilk gelen yerlerden biridir. sem'le osmanbey'de buluşup iki katlı 202-taksim-üstbostancı otobüsü ile geldik sahrayıcedit'e, sonra oturduk hem yemeğe hem sohbete. bir sürü ortak noktamız çıktı, konuşacak daha çok şeyimiz olduğu da. sanırım o da keyif aldı nostoni'den. güzel bir akşam geçti yani, ben anılarımı anlattıkça ne kadar absürd olduklarını farkettim. o da farketti tabii, bunları senaryo haline getireceğiz o da filme çekecek, siz de seyredeceksiniz :)

yarın gece ilk sahura kalkılacak, müslüman alemine ramazan geldi. bu nedenle yarın işyerinde geleneksel ramazan'a merhaba kahvaltımız var. herkes birşeyler getiriyor ve kurulan büyük sofrada hepimiz yiyerek kahvaltımızı işyerinde yapıyoruz. benim payıma ekmek düştü. geçen yıldan beri, her kahvaltıya ekmek yapıyorum. bir sinbo ekmek makinam var ve hakikaten güzel ekmekler yapıyorum. katkısız ve dışarıda bulamayacağınız karışımlarla ekmek yapmak çok zevkli birşey. ben bu sefer çavdarlı-cevizli-haşhaşlı bir karışım hazırladım yarın için. sanırım en çok çavdarlı ekmeği seviyorum.

chuck palahnuik okuyorum bugünlerde. görünmez canavarlar'ı okumuştum, şimdi tıkanma var elimde. onun anti-kahramanlarını, herşeyle dalga geçen anarşist ve küfürbaz yanını seviyorum. bir sürü stephen king'i peşpeşe okuduktan sonra (kara kule'den sonra sırasıyla yaratık, tılsım, kara ev ve o'yu okudum) misal bacağım ağrısa, bunu "o" yapıyordur diye düşünmeye başladığımı farkedip ara verdim :) tamam, king acayip hayalgücü olan acayip bir adam, kabul. ama gene de kara kule'si onun şaheseri. benim hayatımda kara kule var ya, artık ben hiç sıkılmam. roland'ı düşünür avunurum. valla.

ezginin günlüğü'nün 25. yıl tribute albümünü aldım. birçok şarkıcı grubun şarkılarını yeni düzenlemelerle söylemiş. kabul etmek gerek, bazıları ilk dinleyişte kulak tırmalıyor, tamam tamam ikinci ve sonraki dinleyişlerde tırmalamaya devam edenleri de var.. ama yaşar ebruli'yi, sezen aksu 1980'i, fuat saka hişt'i, haluk levent sabah türküsü'nü ve barış akarsu leyla'yı çok güzel söylemişler bence. müzik eklemeyi bilseydim birini eklerdim şimdi.

caz ve ecm sevenler jan garbarek geliyor kasım'da istanbul'a. biletler biletix'de çıktı. anathema da ekim sonu istanbul'da. artık hareketleniyor mekanlar. tiyatrolar başlayacak diye de seviniyorum. ama hala programlar belli değil, mail atıp sordum ne zaman çıkacaklar diye, ay ortası diye cevap aldım. haber veririm size de.

işte böyle günler. bu akşam limonata gibi bir hava vardı, yürürken bir sürü blog arkadaşımın mutluluktan sözedişi geldi aklıma, eylül yaradı galiba, ben de iyi hissediyorum kendimi :)

7 yorum:

Sem dedi ki...

Sevgili Gülçin,

Bloğunu açıp fotoğrafı görünce tanıdık geldi. Sonra hemen Nostoni'nin duvarındaki Uzungöl'ün başka bir açıdan çekimi olduğunu anladım. Ekim'de Uzungöl'e tekrar gittiğinde yeni versiyonlarını da görürüz umarım.

Nostoni acil hamsi iştahıma fazlasıyla cevap verdi. Annemin hamsi pilavını özlediğimde gidecek bir yerim oldu diye mutlu oldum.

Sürpriz hediyen Da Vinci Defter'i için çooook teşekkürler. Bu sabah vapurda defteri çıkarıp yeni yazılarım için notlar almaya başladığım zaman nasıl olmuşta böyle bir ihtiyacım olduğunu farketmemişim dedim kendi kendime! Daha önce kağıtlara yada kafamın bir köşesine kaydettiğim notları hep kaybediyordum. Bu sabah aldığım notlar ise hala defterimde:)) Saol varol.

Sevgiler

Ori dedi ki...

Sem, o kadar boğazda yemekler, Nevizade de içkiler, bi sürü adalar teklifimi neden geri çevirdiğin anlaşıldı:)
Peki öyle olsun. Bende Uzungöle giderim:))

Adsız dedi ki...

Eylul un yaramasina cok sevindim :) burada da bize yariyo simdilik :) Hava acik ve bulutsuz genelde...Londra da yasamis olan Sem bilir, burada en buyuk konu hava durumudur...cunku 1 gunde 3 cesit mevsim yasamak mumkundur...o yuzden lahana gibi giyinmek en makbuludur ;)
Nostoni yi de cok merak ettim, iki Karadenizli den olumlu not alan yere gidilir derim ;)
Ezginin Gunlugu nun bende ozel bir yeri vardir...severim.
Herkese iyi oruclar :) midelere fazla yuklenmeyin ha! xxx

Adsız dedi ki...

he bu arada canim limonata cekti iyi mi :)) ilahi Gulcin!

Talisman dedi ki...

Ayy ben "tıkanma" yı çook severim. Chuck Palahniuk u severim zaten. Tıkanma da buluşmamız da hoşuma gitti :)
Sevgiler.

ABİ dedi ki...

sen şimdi ramazan boyunca da yazcan mı, limonataydı, yemek tarifiydi, restaurant adresiydi? :)) Günah be..!:)

legrottaglie dedi ki...

hepimiz limonatayız.:))