.

.

19 Eylül 2007 Çarşamba

şurdan burdan-2


akşam eve geldiğimden beri bloga müzik eklemeye çalışıyorum. gördüğünüz gibi başaramadım. şaşkınım. ekleyebilseydim size bu sefer zafer erdaş'tan bahsedecektim. sonunda da devlet opera ve balesi'nin ekim'de başlayacak yeni sezon biletleri satışa çıktı diyecektim. devlet tiyatrolarının da bilet satışları başladı. henüz şehir tiyatrolarından ses yok, pazartesi başlayacağız dediler, bakalım. bu arada, devlet tiyatrolarının oyunları bu sezon sadece taksim aziz nesin sahnesinde, cevahir sahnesinde ve oda tiyatrosunda. yani taksim sahnesi (eski maksim) yok listede. bir de akm büyük salon yok. sezon ortası akm boşaltılacak söylentileri ayyuka çıkmış durumda, opera baleciler de kadıköy'deki yenilenen süreyya sineması (ilk müdürü nazım hikmet'in babasıymış biliyor musunuz) ile anlaşmışlar bu dedikodulara göre. harbiye muhsin ertuğrul sahnesini de alıyorlarmış ellerinden tiyatrocuların. bakalım neler olacak?


göztepe'deki oyuncak müzesi'nde ekim ayında yeni seminerler başlıyor. neler yok ki, fotografçılık, illüzyon sanatı (kim istemez şapkadan kuş çıkarmayı :)), çocuğumu keşfediyorum semineri, fosil keşif atölyesi ve yaratıcılık. ben en çok sonuncusuyla ilgilendim. şair-fotografçı akgün akova tarafından verilecek bu seminerlerin kayıtları devam ediyor. ben telefonla kendisiyle görüştüm, eski bir dostumdur, "arkadaşlarına da haber ver" dedi, ben de veriyorum. dersler 6 ekimde başlıyor, cumartesi günleri 1 saat olarak verilecek, 3 aylık seminerin bedeli 125 YTL. kayıtlar müzede alınıyor. bu haftasonu gidip kaydımı yaptıracağım, ilgilenenler varsa bana mail atarlarsa sevinirim. müzeyle iletişim ve daha ayrıntılı bilgi için lütfen tıklayınız: http://www.istanbuloyuncakmuzesi.com/tr/iletisim.asp eğer hala görmediyseniz, lütfen bir haftasonunuzu bu müze için ayırınız. bakın pazar günleri cafelerinde kahvaltı servisi de vermeye başlamışlar, üstelik 1927 doğumlu ak sakallı theo dede ile oyuncak boyama seansları da var!


haftasonu epeydir denemek istediğim domates reçelini yaptım. ramazan filan bakmadan yazıyorum, belki iftara denemek isteyen olur, değişik bir lezzet. aslında bu reçeli rumlar yaparmış, bozcaada'da tatmıştım, fakat onların domatesleri küçük, oval ve yumruk gibi sertti, içlerine badem koyup kirece yatırarak yaparlarmış. şimdi nerede o domatesler ve o vakitler? benimkisi şipşak bir tarif işte. yarım kilo (paketliyse 2 paket) cherry domates alınır, yıkanır, sapları çıkarılır. bu arada 3 su bardağı tozşeker ve yarım çay bardağı su ile koyu kıvamlı bir şerbet hazırlanır. sonra şerbetin içine 3-4 adet karanfil ile 2-3 çubuk tarçın atılır. birbirlerini pişerken ezmesinler diye büyük bir tencerede, şerbet ile domatesler yaklaşık 20 dakika kaynatılır. pişerken oluşan köpükler alınır. derken 20 dakikanın sonunda, yarım limon suyu karışıma eklenir, birkaç dakika daha kaynatılıp tencere ateşten alınır. tarçınları ister çıkarın, ister bırakın; reçel soğumaya bırakılır. pişerken ezilmesinler diye fazla karıştırmıyoruz. benimkinden yaklaşık 3 küçük kavanoz çıktı. biri anneme, biri teyzeme, biri bana. tadım sonuçları çok iyi. hem pratik hem değişik tatlar arayanlara ve hamaratlığı ile göz doldurmak isteyenlere önerilir.

4 yorum:

Sem dedi ki...

Mekanlar, reçel ve sanat. Bir akşama ne kadar çok haber ve link sığdırmışsın Sevgili Gülçin. Teşekkürler. Reçeli bilemiyorum, Akgün Cumartesi olduğu için gidemiyeceğim ama tiyatrolara bir bakıcam. İlluzyon da denemeye değebilir, belki şapkadan reçel çıkarmayı öğrenebilirim:))

ekmekcikiz dedi ki...

Taksim'deki Devlet Tiyatrosu Sahnesi boşaltıldı, bile. Hatta, içerideki pek şeyi (belki onlar da Devlet Tiyatrosunun Malı-malzemesiydi) de söktüler.:(
AKM'de şu sıra Bienal'in bir kısım sergisi var. Bu sene Büyük Sahneyi kullanmayacaklarını bilmiyordum. Peki konserleri ne yapacaklar?
Of ya!

gülçin dedi ki...

sevgili ekmekçikız, devlet tiyatroları en azından ekim ayında kullanmıyorlar akm büyük salonu. halbuki orada görkemli oyunlar oynarlardı biliyorsun, amadeus gibi, efrasiyabın hikayeleri gibi, çayhane gibi. konserler içinse kullanılabiliyor, herhalde yeni bir devasa salon bulmadan orayı kullandırmamazlık edemezler. 8 ekim'de akm büyük salonda tango europe gecesi, 20 ekim'de de gala konseri var. biletler ilgili linkte satışta.

gülçin dedi ki...

ekmekçikız bak bugün bu habere rastladım: medayatava'dan.

TAKSİM SAHNESİ TARİHE KARIŞTI
20.09.2007 17:44

İstanbul Devlet Tiyatrosu Müdürü Osman Wöber, yerine alışveriş merkezi yapılacak olması nedeniyle Taksim Sahnesi'ni tahliye ettiklerini anımsatarak, ''Taksim Sahnesi, İstanbul'daki tek orta ölçekli sahneydi, bunun eksikliğini yaşayacağız'' dedi.



Tahliyenin kendilerini çok üzdüğünü söyleyen Wöber, Taksim Sahnesi'nin de olduğu yere yapılacak alışveriş merkezi içinde tiyatro salonu yapılacağı ve buranın da devlet tiyatrolarına verileceği yönünde taahhütte bulunulduğunu kaydetti.

Mülk sahiplerinin söz konusu alışveriş merkezinin 2010 yılına yetiştirileceğini söylediklerini belirten Wöber, ''Önemli bir hedef

olarak gördüğümüz 'İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti' etkinliklerinde, eskisinden farklı bir yapı altında olsa da bu sahnede yeniden hayata dönmek istiyoruz'' dedi.

Wöber, oyunlarını Oda Tiyatrosu, Aziz Nesin Sahnesi, Büyük Salon ve Cevahir Sahnesi'nde sergileyeceklerini bildirdi.

Sadece Taksim Sahnesi'nde oynanabilecek oyunlar olduğunu belirten Wöber, salon yetersizliği ve taşınamayacak dekorlar nedeniyle bazı oyunları kaldırmak zorunda kaldıklarını ifade etti.

''SALONLAR YETERSİZ''

Bütün sanat alanlarının alışveriş merkezlerinin içinde olmasından çok rahatsızlık duyduğunu anlatan Wöber, ''Alışveriş merkezlerine tıkıldık. Sanat camiası olarak alışveriş merkezlerinin içinde yaşayan insanlar olduk artık. Bu bir gerçek'' dedi.

Şu anda sadece 200 kişilik Oda Tiyatrosu'nda, 150 kişilik Aziz Nesin Sahnesi'nde, 1324 kişilik Büyük Salon'nda ve 304 kişilik Cevahir Sahnesi'nde oyunlarını sergilediklerini belirten Wöber, bu salonların yetersiz olduğunu söyledi.

Yeni sahne arayışlarının devam ettiğini anlatan Wöber, ''Aslında bütün sahneleri toplayabileceğimiz büyük bir yer arıyoruz. Şu anda kesinleşen bir yer yok'' diye konuştu.

Atatürk Kültür Merkezi'nin durumu hakkında kesin bilgiye sahip olmadıklarını belirten Wöber, ''Bu sezon programını aksatacak bir gelişme görünmüyor gibi'' dedi.Taksim Sahnesi, 28 Ekim 1983'te Musahipzade Celal'in ''İstanbul Efendisi'' adlı oyunuyla açılmıştı.