.

.

14 Ağustos 2007 Salı

yurdum insanı ve karpuz


merhaba, dün akşam istiklal caddesi'ndeki robinson crusoe kitabevine gittim iş çıkışı. giderken tramvaya bindim de dönerken yürüdüm. dönüşte yürürken önce bir baktım saint antonie kilisesi açık, içeriye girip bir mum yaktım dua ettim çıktım (bu arada tam girişe papa 2. jean paul'un gerçek boyutlarında havaya kalkmış sağ elinde duran bir kuş ile heykelini dikmişler. görmemiştim daha önce). sonra her zamanki gibi beyoğlu'nda yürürken, o kalabalıktan o rengarenk çeşit çeşit insan selinden hem içimin derinliklerinde korktuğumu hem de gene de aralarında olmak istediğimi düşüne düşüne giderken, birden tam galatasaray meydanına gelmek üzereyken, yanımdan kafasında ince uzun bir karpuzla geçen bir adam gördüm. etraftaki gençler gülüşüyorlar, laf atıyorlar, adam hiç istifini bozmuyor, "hadi çekin çekin ama güzel çekin" diyor. tam meydandaki 4 ineğin etrafında dolaşıyor bir yandan. yanımda makinam yoktu ama cep telefonum sağolsun, acil şipşak bir fotosunu çekmeyi başardım. böylece sayfama koymayı planladığım festival ineklerinden ilkini kafasında karpuz taşıyan vatandaşımızla birlikte görebiliyorsunuz. ayrıca ineğin karnında dünya var. kimin tasarımı okuyamadım, ama o noktaya bir daha gidip latif demirci'nin üstü karikatürlerle kaplı festival ineğine yakından bakacağım.


6 yorum:

SebastianCarlos dedi ki...

Tebrik etmekte geciktim di mi? Burası seni cok mutlu etsin diyorum.. Ve ayrıca nihayet bu sevimli ineklerin ilkiyle karsılastıgım icin cok mutluyum.. Hicbirini gorebilmeyi basaramayacagımı dusunuyorum.. Ay iyi ki sen varsın :) Ayrıca bu adamın cok dengeli bir insan olduguna kanaat getirdim. Super bir fotograf olmus..

Abi dedi ki...

bak..bir gün önce ben de tam oralardan geçerken yoktu bu balance-arkadaş..
ama gerçekten komik durum yani..
kafasında karpuz taşıyan bir insan ve bunu görünce taşlaşan bir inek..::))

SEM dedi ki...

Balance-arkadaş:)) Bunu çok sevdim işte. Gülçin bloğun çok güzel bir şekilde şekillenmeye başlamış ben görmeyeli. Tebrik ederim. Ayrıca yanında fotoğraf makinen olmaması şansızlık olmuş ama karpuzlu balance arkadaş'la çok güzel bir kare yakalamışsın, imrendim walla. Bende dün Nişantaşı'ndaki inekleri gördüm. Heralde çoğu orda. Birde bugün Taksim Metro'dan Finikülere giden merdivenlerin orda yeşilini gördüm. Vapuru kaçırmıyayım diye durup bakamadım ama yarın bakarım:)

Yazılarının devamını okumak dileğiyle...

gülçin dedi ki...

sevgili sebastian, iyi günün vakti geçmez :) sağolasın. ineklerin devamı var. azzz sonra.

abi, bu balance adamı keşke sen de görebilseydin. istanbul maceran tam olurdu :)

sem, güzel sözlerin için çok teşekkür ederim. evet, çoğu nişantaşı civarında ve sanırım arada yenilerini de getiriyorlar. geçende bir yazar artık kaldırımlarda yürüyemiyoruz diye yazmıştı. eh, o kadar da değil ama 30 tane filan var bu civarda.

sevgiler.

matanay dedi ki...

yahu sevgili habbele ay pardon sevgili gaybubetinde çok kitap okudum,netlarus'a uğramayınca doğal olaraktan senin de buraya taşındığını öğrenmem geç oldu :(( üzülmedim desem yalan olur, orda görmeye alışmıştım seni, eskisi kadar görüşemesek de... burda kendine yeni bi kabile bulup bizi unutma emi ?? hayırlı uğurlu olsun inşallah burası iyi gelir bünyene :))

bu ineklerden ben de gördüm metrocity önünde rastladım kendilerine... pek hoşlar canım ama Cemil İpekçi'ninkini çok merak ediyorum sanırım o nişantaşında konuşlanmıştı öle dimi ??

not: biz de buraya gelsek mi yahuuu :))

Adsız dedi ki...

Bence bu "fotoşap"tır. koskoca sibel can bile yaptırıyor, bence sibel canı tanıyan biri bu resme de el atmış adamın kafatasını karpuz görünümüne kavuşturmuş. tabi resimdeki beyfendinin bu konuda haberi yoksa işte o zaman bu "çok sinsiiice" işlenmiş bir fotoşap suçu bile olabilir. neyse. allam sen nelere kadirsin