.

.

27 Ekim 2008 Pazartesi

mamma mia!

gene tünellerden geçtim emekleyerek, bir kere kafamı vurdum, dizlerim de azıcık sıyrıldı sanırım. mühim değil. eylem yapıyoruz, çok eğlenceli! hele şu tünelde gidip gidip Kapadokya'nın yeraltı şehirleri gibi, birdenbire devasa bir alana çıkmak yok mu.. önce gök kubbenin yüksekliğine şaşıyor insan, sonra havanın nasıl güzel olduğuna. iyi ki buradasınız sevgili dostlar, kim okuyorsa, selam olsun!

tünele girmezsem evdeyim, izindeyim ya. tam evde miskinlik edilecek havalar var. karanlık, hele saatler geri alınalı daha bir karanlık sanki, gün ortası bile. puslu, ıslak. bir aylık yağmur bir günde yağmış İstanbul'a baksanıza haberlere.kaloriferler de yanmaya başladı usul usul. kısa kollu penyelerimin üzerine uzun kollu bişeyler, ayağıma çoraplar aranmaya başladım. gece yatarken insan battaniye de arıyor artık, yorgan da. yaz dedik, ramazan dedik, bayram dedik, hepsi geldi de geçiverdi baksanıza. şimdi hop diye yeni yıl da gelir. bu havalarda en iyisi evdir efendim, bir de çorba, fincanda ama. oldu olacak bir de film takalım dvd playere de tam olsun keyfimiz. hele hele şu filmi lütfen not alın: mamma mia! italyanca "uy anneciğim" anlamına gelen bu deyim ayrıca bugünlerde yaşadığımız sansür ortamına karşı duygularımı da ifade ediyor. ama benim anlatacağım "mamma mia" ABBA şarkılarını temel alan ödüllü müzikalden yapılan yeni film uyarlaması. başrollerinde Meryl Streep, Pierce Brosnan, Colin Firth gibi tanıdık simalar var. meğer Meryl streep'in kendine kişilik katan uzun bir burnunun ve parmak ısırtan oyunculuğu ile kazandığı kel kafalı Oscar heykelciklerinin -2 tane efendim- dışında bir de çok güzel sesi varmış. film çok hoş bir Yunan adasında geçiyor, ismi Kalikairi. gerçek mi bilmem, gerçekse de Corelli'nin Mandolini'ndeki Kefalonya misali, popüler hale geleceğine şüphe yok. Sophie 20 yaşında pek sevimli bir kızcağızdır. Sevgilisi Sky ile evlenmeye karar vermişlerdir ve film düğünden 2 gün önce başlar. Sophie'nin annesi Donna adada her tarafı tamire ihtiyaç duyan ama harika bir pansiyon işletmektedir. ancak Sophie'cik tüm hayatı boyunca babasının kimliğini bilmeden büyüdüğünden, düğünden önce bu düğümü çözmeye karar vermiştir bir kere. bunun için de annesinin eski bir günlüğünü bulur (bakın nasıl tehlikeli bişey bu günlük tutmak :)) ve annesinin hamileliğine yakın zamanlarda ilişkisi olan 3 (eveeet, Donna o günlerde pek hızlıymış) erkeğe de annesinin ağzından bir mektup yazarak onları düğüne davet eder. bu 3 erkek de, 20 yıldır görmedikleri Donna'nın davetinden sonra adaya gelirler. işler bundan sonra karışır, çünkü Donna geçmişinden gelen bu üç adamı görünce çıldırır ve beylerin hepsi de kendini Sophie'nin babası kabul ederler! aralara serpiştirilen ABBA şarkıları öyle güzeldi ki, ki ben önce ABBA şarkılarından oluşan böyle bir filmden zevk alacağımı fazla düşünmemiştim, ama hepsi o kadar tanıdık o kadar eğlenceliydi ki, şimdi gidip filmin müzik cdsi varsa en kısa zamanda edinmeyi ve filmin sonundan -filmden sonra lütfen kapatmayın, jenerikte sürprizler var- sonra yüzümde oluşan geniş gülümsemeyi korumayı planlıyorum. uy anacığım, sana nasıl direnebilirim ki...oh mamma mia!

Meraklısına Not: Resim ya da link ekleyemiyorum ama size bir yerde çalarken rastlarsanız eşlik edin diye Mamma Mia'nın sözlerini yazıyorum. ki bence eşlik edin, dans edin ve bu filmi izleyin, içinizde kasvet varsa dağılsın.


i've been cheated by you since i don't know when
so i made up my mind, it must come to an end
look at me now, will i ever learn?
i don't know how but i suddenly lose control
there's a fire within my soul
just one look and i can hear a bell ring
one more look and i forget everything, w-o-o-o-oh

mamma mia, here i go again
my my, how can i resist you?
mamma mia, does it show again?
my my, just how much i've missed you
yes, i've been brokenhearted
blue since the day we parted
why, why did i ever let you go?
mamma mia, now i really know,
my my, i could never let you go.

i've been angry and sad about things that you do
i can't count all the times that i've told you we're through
and when you go, when you slam the door
i think you know that you won't be away too long
you know that i'm not that strong.
just one look and i can hear a bell ring
one more look and i forget everything, w-o-o-o-oh

mamma mia, here i go again
my my, how can i resist you?
mamma mia, does it show again?
my my, just how much i've missed you
yes, i've been brokenhearted
blue since the day we parted
why, why did i ever let you go?
mamma mia, even if i say
bye bye, leave me now or never
mamma mia, it's a game we play
bye bye doesn't mean forever

mamma mia, here i go again
my my, how can i resist you?
mamma mia, does it show again?
my my, just how much i've missed you
yes, i've been brokenhearted
blue since the day we parted
why, why did i ever let you go
mamma mia, now i really know
my my, i could never let you go

6 yorum:

elektra dedi ki...

sana da selam gülçin:) ben buradaydım. ses vereyim de ıssız sanma buraları dedim:)
bu film kesin izlenecekler listesinde zaten. dün de çok sıkkındım, keşke olsaydı film elimde. demek iyi gelecekmiş:) şimdi güneş açtı, filme hacet kalmadı. sen de bugün gezebilirsin nihayet bak, izin gününde hava çok güzel:)))

gülçin dedi ki...

sağol elektracım, sabah güneşle uyandım zaten, güneşi selamladım, tünele girdim, seni gördüm:)

sevgiler.

Abi dedi ki...

aklıma bi absurd film sahnesi geldi.. varolan bi film değil ama..
bi kadın çiçek pasajı tarafından tünele doğru yürüyor..
yanından hani "bek tu dı füçur" filmindeki gibi uçan sörfüyle geçen bi gence gülümsüyor sessizce..
arka planda karalar giyinmiş bir adam izliyor onları, ne olduğunu anlamadan..

ece arar dedi ki...

ach.com a girelim, minik programı indirelim. o açık dursun, böylelikle her yere girelim ve dahi resim de ekleyebilelim.

ece arar dedi ki...

ultrareach.com

gülçin dedi ki...

abi valla tam yaşadığımız buydu hani.

sağol ece'cim, bir dahaki sefere -eğer olursa- kullanılmak üzere not aldım. bu gidişle hepimiz web gurusu olacağız sağolsunlar :)

sevgiler.