.

.

27 Şubat 2008 Çarşamba

uy Karadeniz

Ayıptır yahu, bir yaşama telaşıdır gidiyor, hiç bana yakışıyor mu 24 Şubat’ı atlamak? Oysa aklımdaydı ne zamandır, güzel bir yazı yazarım bu konuda diye düşünmüştüm, al işte arada kaynayıverdi. Neyse hala çok geç kalmış sayılmam, çünkü günler devam ediyor. Efendim bu 24 Şubat tantanası nedir derseniz, 24 Şubat Trabzon’un kurtuluş günüdür. 1916’da yörede başlayan Rus işgali 1918 yılında Şubat ayı boyunca yapılan çarpışmalarla sona erdirildi. Bugün 27 Şubat Çaykara’nın, 28 Şubat ise Of’un kurtuluşudur.

Elimde çok güzel bir kitap var bugünlerde, sevgili Ori’nin hediyesi, kitabın adı “Kalbimin Kuzey Kapısı Trabzon”, yazarı Çiğdem Sezer, Heyamola Yayınları’nın Türkiye’nin Kentleri Dizisi’nin ilk kitabı. Trabzon’u Trabzon’lu bir kadının gözü ve duyarlılığıyla anlatan bu kitapta, ben o şehirde yaşamamış olsam da çok tanıdık izler buldum. Kentle ilgili çeşitli bilgiler, anıların içine çok güzel yerleştirilmiş; misal Kanuni Sultan Süleyman’ın Trabzon’da doğduğunu biliyordum da, 15 yaşına kadar Trabzon’da yaşadığını, ölünceye kadar Trabzon bezinden gömlek giydiğini, öldüğünde üzerinden çıkan gömleğin de Trabzon bezinden olduğunu bilmiyordum. İçim titreyerek, babamı düşünerek okuyorum. Başka notlarım da var, bitince sizinle onları da paylaşacağım.

Günlerin anlam ve önemine uygun bir demet hazırladım sizlere. Sevgili Afa'can, Trabzonlu Fuat Saka'nın Lazutlar Livera şarkısı senin için. Anadolu Ateşi'nin Karadeniz bölümünü hala izlemeyenler ya da yeniden izlemek isteyenlerin burayı tıklaması yeterli (bu bölümde bütün salonun nasıl coştuğu ve benim de "uy" diye tempo tutmama yanımda oturan adamın nasıl şaştığı hala aklımda). Trabzon deyince sevgili Sunay Akın'ı da buraya katmak lazım, Volkan Konak'ın TV programında "Ağustos Böceği" masalına yaptığı yorumu buradan izleyebilir, kendi sesinden seçme şiirlerini de buradan dinleyebilirsiniz. Kuzeyin Oğlu sevgili Volkan Konak'tan Cerrahpaşa'yı dinlemek için buraya, Feriğim türküsünü şiirlerle dinlemek için ise buraya tıklayabilirsiniz.
Karadenizliler deyince sevgili Kazım Koyuncu'yu anmamak olmaz, nur içinde yatsın, işte burada "Didou Nana", burada da Şevval Sam'la beraber seslendirdikleri "Ben Seni Sevdiğimu" var, Gülbeyaz dizisinin görüntüleri eşliğinde. Bu arada unutmadan söyleyeyim, geçenlerde Kazım Koyuncu'yla ilgili bir DVD çıktı piyasaya, "Şarkılarla Geçtim Aranızdan" 3 DVD'den oluşan bir set, Ümit Kıvanç tarafından hazırlanmış ve geliri Umut Çocukları Vakfı'na bağışlanmış bu dökümanter filmde Kazım'ın hayatı ve müziği ile ilgili herşey var, işte buradan yönetmen Ümit Kıvanç'ın bu çalışma ile ilgili notlarını okuyabilirsiniz. Bu belgeselle ilgili sonra bir yazı yazmayı da düşünüyorum. Dilerim bütün linkleri keyifle izlersiniz, benim gene seyahatim geldi.

8 yorum:

Sem dedi ki...

Uy Hamsicözlüm:)) linkleri açtım, güzel karadeniz türküleri eşliğinde, güneşli bir İstanbul sabahında okudum yazını ve Trabzon hayalleri içinde yazıyorum şimdi de. Kitabın adı çok hoşmuş, ben de okumak isterim. Sevculerrr

Adsız dedi ki...

sen birtanesin varya o resmi nerden bulup koydun oraya diyorumya hep iyiki varsın

ulku dedi ki...

Sen bir zamanlar, babanın Trabzon tutkusuna hayretle bakıp, bir insan bir şehre nasıl bu kadar tutkun olabilir, demiştin. Geçen zaman içinde ben de anlıyorum ki, Trabzon'lular için o şehre mensup olmak gerçekten bir tutku. Hatta kimi zaman sevdaya dönüşmüş.
Bu özelliklere sahip başka bir şehir var mı Türkiye de bilmiyorum. Sen biliyorsan bana da söyle.
Sevgiler.

gülçin dedi ki...

sevgili semciğum,
ha bu cüzel sabaha yakişmiştir pizim turkuler, keyfiniz pol olsun.

sevgili "isimsiz",
sen de iyi ki varsın :)

sevgili ülkü,
evet, o zamanlar bir yerlere ait hissetmenin ne olduğunu bilmiyormuşum demek. belki onu artık daha iyi anlayabildiğimi düşündüğümdendir. bence başka böyle şehir yoktur.

sevgiler

Abi dedi ki...

Karadeniz'i hiç görmemiş bir abiniz var.. ne acı di mi?

gülçin dedi ki...

sevgili abi,
acı değil, çünkü geç değil :))

sevgiler

Ori dedi ki...

Segili Gülçin, Sinop'tan öte göremedim şu Karadenizi!
Hırçın çocuklar yetiştiren toprakları. Ne bereketli ama Anadolu'ya yayar dalgalarını. Galiba Bu yüzden hamsi kokar, horon eder memleketim. Çay gibi demlenir yüreği.
Yakındır, elbet bende göreceğim şu şehrini:)
Sevgiler...

gülçin dedi ki...

sevgili ori,
en yakın zamanda bir yayla turu yakışır sana :))

sevgiler