.

.

4 Aralık 2007 Salı

ünlülerin takıntıları, Kasım ayı zam şampiyonları ve performans değerleme terimleri

-Ne çabuk oldu, 75. yazı oluyor bu okuduğunuz (annem olsa “ah ömürler de böyle geçiyor işte” derdi). bu yolculuğumda bana eşlik eden tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim.

-Az önce bir gazetenin “ünlülerin takıntıları” diye bir yazısını okudum, şaşırdım (lütfen bilenler Şahika’nın tonlamasıyla okusunlar bu kelimeyi). Maçoluğun Türkiye’deki kitabını yazan ağır abimiz Kadir İnanır, meğerse evinde “paspastan tuzluğa kadar herşeyi üzerinde kurbağa deseni olanlardan seçer”miş. Hadi at filan olsa neyse, kurbağa ne alaka Kadir abicim yahu? “Plastik dünyanın naylon delikanlıları” gibi bir repliğin sahibi olan sana, hiç yakıştı mı kurbağalar?

-Bu takıntı yazısında bir de Gülben Ergen’in “çok yüksekten ve yılandan korktuğu”, ayrıca “ağzına peynir koymadığı” gibi anlamlı bir bilgi de yer alıyor. Halbuki bendenizin ilk sözcüklerinden biri “mi” imiş. Mi, peynir demek benim bebekçe’me göre, demek ne kadar önemli bir kelimeymiş. Hala en sevdiğim kahvaltılıktır benim için.

-İstanbul’da Kasım ayının enflasyon şampiyonu açık tribün maç bileti (% 25), balık (% 21.29) ve ütü (%18.75) olmuş. Hani balık bollaşmıştı, hamsi 1 YTL’lere düşmüştü? Ütü fiyatları niye artar ayrıca? Şu enflasyon artışlarını nasıl hesaplıyorlar valla anlamıyorum. Bunları yazarken aklıma dün sabahki taksici geldi, Karaköy’den taksiye bindim Nişantaşı’na, 6.50-7 YTL tutuyor, bua damın taksimetresi ise 8.50 YTL’yi gösteriyordu. “aaa neden 8.50 oldu” dedim (aklımda bir de şu cinlik var, taksilere küçük lastik takıyorlarmış, böylece küçük lastik aynı mesafede daha çok dönüp, taksimetrede daha çok para yazıyormuş, bunu duyduğumdan beri taksilerin lastiklerine de bakarım şöförlerin tipleri yanısıra. Hahaha bu da benim takıntım), adam “zam geldi tahsilere” dedi. Ağzımın içinde mırıl mırıl “allah allah, duymamışım, tüh bak gördün mü taksiler de zamlandı, şimdi yoğurt fiyatları da artar” diye söylenerek işyerine girdim. Aradım taradım, yok öyle bir haber. Zaten bu sabah aynı mesafeye 6.50 YTL verdim. Şöföre “zam gelmedi mi ayol” dedim hatta, adam da cık dedi. Buradan dünkü taksi şöförüne teessüflerimi iletiyorum.

-Yılsonunun gelmesiyle beraber organizasyonlarda yöneticilerin değerlendirme stresleri başladı. Bu nedenle yazımın sonuna yöneticilere çalışanlarını değerlendirmede kullanmak üzere faydalı olacağını düşündüğüm bir rehber ekliyorum efendim:

PERFORMANS DEGERLENDIRME TERIMLERI
Motivasyonu yuksek : Sazan gibi her ise atlayan, bilumum angarya yuklenebilir sahsiyet.

Etkili sunus yetenegine sahip : Ortalamanin uzerinde guzel/yakisikli kisi; cillop gibi

Beden dilini kullanabilen : "Bi su alabilir miyim" derken kasi gozu oynayan sakat kisilik;Ne yapacagi belli olmaz,

Problem cozme yetenegi olan : Havuz problemleri cozerek buyumus oldugundan her konuda cozulecek bir problem arayan, rahatsiz mizacli kolej talebesi; problem cozebiliyosa, problem de cikartabilir, dikkatle izlenmesi lazim gelir

Takim calismasina yatkin : Iki eliyle bi seyi dogrultamayan, lakin kalabaligin arasinda kaynamayi becerebilen ve is yapiyo imaji cizebilen; cakal

Liderlik yeteneklerine sahiptir : Uzun boyludur veya bagira cagira konusur

Stresle basa cikabilir : Dunya yansa umurunda olmayan rahat kisilik, gevseklikte ve lakayitle sinir tanimayan (Not: Polyannagillerin istihdam edilebilenleri de benzer ozellikler gosterir, zinhar karistirilmamalidir)

Zamani iyi kullanan : Mudurunun ruhu bile duymadan, mesai saatleri icinde kahve icip fal baktiran, internette gezip solitaire oynayan, icabinda kuafore gidip sac-bas bile yaptiran yaratici, neseli, eglenceli kisilik; ha bi de saat 6 oldu mu bi dakka bile durmaz ve cikar gider bu tipler.

Degisime acik : Yalaka, bukalemun, firildak kisilik

Koc'luk yapabilir : Ara gaz verip calisanlari bedavaya calismaya ikna edebilen hin oglu hin.

Etkili satis becerilerine sahip : Agizlarindan girip burunlarindan cikmak suretiyle, musterileri kandirmayi basarabilen tilki sahsiyet; herseyi satabilir bu tipler, sizi de satabilir,dikkatli olun.

Musteri odakli : Sirkete karsi musterilerle ittifak yapan hain tip; brutus.

Temsil yetenegi olan : Her toplantida basina demec veriyormuscasina havalara giren, kendini bi birsey sanan, .... havada kisilik

Uyumlu : Suya sabuna dokunmayan, etliye sutluye karismayan silik kisican, TRT'nin beraber ve solo sarkilar korosunda 30 yil soloya cikmadan durabilir, otistik te olabilir.

Disariya acik bir kisilige sahip : Surekli ofis disinda

Iyi iletisim becerilerine sahip : Surekli telefonla konusur

Ortalama bir eleman : Kafasi pek basmaz

Ustun niteliklere sahip : Simdiye kadar onemli bir hata yapmadi

Isi her zaman birinci onceliktir : Flort bulamayacak kadar cirkin

Sosyal hayatinda aktif : Surekli kafa ceker

Ailesinin sosyal hayati aktifdir : Esi ve cocuklari da kafa ceker

Bagimsiz calisabilir : Kimse tam olarak ne is yaptigini bilmez

Suratli dusunur : Iyi bahaneler uydurur

Dikkatlice dusunur : Karar veremez

Mantigini iyi kullanir : Isi baskasina yaptirir

Kendini cok iyi ifade edebilir : Turkce konusabilir

Gelecegi cok iyi okur : Bayagi sanslidir

Nesesi yerindedir : Belden asagi bir cok fikra bilir

Kariyerine cok onem verir : Adami arkadan bicaklayabilir

Sadiktir ve guvenilirdir : Baska yerde is bulamamistir...

9 yorum:

Abi dedi ki...

Mi'yi çok sevdim.. Bizim Lina'da konuşmayı sökene kadar süt'e "Mi" demişti..

Adsız dedi ki...

Benim kedilerimden siyahı miyavlamayı sevmiyor çok cılız ve zor duyulur bir sesle ve sadece ona bir şey söylendiği zaman "mi" diyor, "yav"lamıyor. Beyaz kedim de çok yüksek, boru gibi sesiyle her dakika sebepli sebepsiz "Mİİİ" diyor ama o hemen ardından aynı borunun son perdesinden "yav"lıyor.

Gülben Ergen'in yükseklikerden ve yılanlardan lorkması çok hoşuma gitti, kendisine "snakes on a plane" filmini zilemesini öneriyorum, belki korkudan sesi soluğu kesilir kendisinden bir müddet daha mahrum bırakır bizleri.

Performans değerlendirme terimleri pek hoşuma gitti. Pek gizli kapaklıi imalı, ikircikli, laf sokmalı olmuş. İnternette forward trafiğinde gezdiği dönemlerden beri severim kendilerini.

aaa. siyah kedi "yav" dedi galiba.. Mucize bu!!! Konuştu Gülçin, konuştuuuu!!! Sayende, sayende... Mojitolar benden bugün.

vladimir dedi ki...

(Üstteki isimsiz benim)

Sem dedi ki...

Bu yazıdan sonra bir daha performans değerlendirme formlarına aynı gözle bakamiyacağım:))

Ütü fiyatları niye öyle uçmuş ki?

Espresso dedi ki...

:))Gülçin.. kuzum.. ne bu? Sen 14:50, ben 14:55.. aynı anlarda takıntıya takılır mı?
Bak şimdi..!! Taktım ben buna..:)))
İyisi mi, aç bi kırmızı şarap, yanında da mi..

Sanırım bu gidişle, daha taksideyken yolun yarısında merkez, şoföre telsizle zammı bildirip, fiyatlar da bize bindirilecek.. Eee, biz de bindiğimiz fiyattan inebildiğimizde, kar sayacağız..:)

Performans değerlemesi.. hakkaten ne stresli iştir o yahu!! Ama senin önerilerinle çok keyifli bir hal almış..:) Birinci tip, her mekana lazım cinsinden, pek bi tuttum onu, “uyumlu”ya da çok güldüm bu arada..:)))

Ori dedi ki...

Hamsiye ve taksiye zam gelmedi ki, balığa ve tahsilere zam geldi:))
Zamlar nedeniyle millet kapalı tribünden açığa geçince...
Ütü mü?
Bütçe görüşmeleri var ya, neden artmasın?

gülçin dedi ki...

sevgili abi,
lina, daha süt istediği zaman "na mi no" diyor muydu? ben dermişim daha fazla peynir için. Türk değil adeta japon bebeğiymiymişim neymişim.

sevgili vlad,
neyse siyahın da dili çözüldü ya, artık gam yemem :)

sevgili sem,
ben de bakıp bakıp gülüyorum buna, hatta kafamdan tanıdıklarımın bu sınıflamalardan hangisine girerlerdi diye düşündüğüm zaman daha eğlenceli bir hal alıyor :)

sevgili espresso,
valla tam takıntı saatiymiş demek ki, ya da takıntı yıldızı üstümüzdeymiş. bir kış akşamı kırmızı şarapla yanında mi kadar güzel az şey olabilir. ben hayatımın büyük bölümünü "motivasyonu yüksek biri" olarak geçirdim :)))

sevgili ori,
zam yorumların pek aydınlatıcı olmuş yahu :))

sevgiler

not: bu arada niye kimse kadir inanır'ın "paspasından tuzluğuna kadar kurbağa" takıntısına yorum yapmamış ya? hey arkadaşlar, yoksa bir tek benim mi hayatım tehlikede?

. dedi ki...

Takıntılar, aşırıya kaçmalar insan hayatındaki bazı noksan kalmış yönlerin yerini doldurmaya yarıyor bildiğim kadarı ile, Kadir BeyFendi de kurbağalar ile bazı noksanlıklarını görmezden geliyor anlaşılan. Gözden kaçması üzücü yine de. Kadir o, ezelden beri jön.

Ori dedi ki...

Kurbağa takıntı falan değil Gülçin!
Sen anladın onu:))