.

.

1 Ekim 2007 Pazartesi

mim-sayfa 187


Bir derse giderken kampüsün içinden geçiyordu. Kuşlar yeni yaprak vermiş ağaçlarda ötüyorlardı. Bütün kış onların şarkılarını duymamıştı, ama şimdi ötüyorlar, tatlı melodileri etrafa yayılıyordu. Cik cik diye ötüyorlardı, cik cik. Benim bu mülk cük cük, benim bu bölgecik cik cik, bana ait cik cik...


Shevek ağaçların altında bir dakika kadar kıpırdamadan durup dinledi.


Ursula K.Le Guin, Mülksüzler, Metis Yayınları, Aralık 2003

Çeviren:Levent Mollamustafaoğlu


(Not: Ursula K. Le Guin tarafından 1974'de yazılmış ütopik bilimkurgu roman. Mülksüzler 1975'de bilimkurgu dünyasının 2 büyük ödülü Hugo ve Nebula'yı almıştır. Konu 'Annares' ve 'Urras' adlı bir ikili dünya sisteminde geçer. Annares Odo'cu anarşistlerin, Urras ise kapitalist ve devletçilerin dünyasıdır. Hikaye Shevek adlı bir Annaresli'nin Urras'a gidişiyle başlar. Vikipedi'den)


bu mime önce çarpım tablosu-tolga'nın sayfasında katıldım, sonra sevgili endişeli peri'de. bir mim de sevgili elektra'dan geldi. konu kitap olunca hiiiiç erinmem. bu mim için sıkı hazırlık yaptım :) kitaplığın önüne geçip, sevdiğim kitapları elledim, kimine gülümsedim, açtım hepsinin 187. sayfasını okudum, kimini unutmuşum az daha karıştırıp yerine bıraktım. sonunda bunu buldum. güzel oldu. bu yazıyı okurken, kitaplarını uzun zamandır okşamadığını farkedip, içi cızlayan dostlarımı ben de bu deneyime davet ediyorum, hadi bakalım. sizin eteklerinizden neler dökülecek, görelim :)

6 yorum:

gülçin dedi ki...

alla alla. gelen giden yok. ne oldu insanlara, doktor? bir gün daha bekleyeceğim.

sabırsız blogger

ekmekcikiz dedi ki...

Yok yok, geldik de okuyup gittik.
Bu ara kitap mimi sobesi derken okuyacak çok şey çıktı. Birden aşırı bilgi yağmuru gibi oldu; yaz-oku, yaz-oku... Zor yani.:)

legrottaglie dedi ki...

sen buralarda yenisin galiba :P

ekipbaşı aman mimbaşı mimlemeden önce insanları kuralları da anlatır bir birdiye biliyorum eskilerden. sen de benim eski rehavet gibi cin olmadan şeytan olup geneli çarpmışsın. öyle genel geçer mimleme olmaz tek tek linkleyecksin, mimleyeceksin bloggerları. neyse bu lüzumsuz hatırlatmaydı.

aslında bugün işyerinde okudum mim yazını. her ne kadar şerh düşsem de yukarıda yine de yazayım istedim yorumaltına. lakin en yakınımdaki kitap 1428 sahifelik tekdüzen muhasebe sistemiydi. açmazdı sizi. ben de kitabı açmadım zati.

nice güzel mimlere.
lgt!

hepomutsuzçocuk dedi ki...

Sevgili Gülçin,evet ben de Legro'ya katılırım,yazını okuduğum da kuralları açıklamadığın için olaya dahil olamadım.Yoksa güzel bişeye benziyodu bu mim olayı.Gerçi az çok tahmin ediyorum, sevdiğimiz bi kitabın 187. sayfasını açıp buraya yazıcaz galiba.Ama Legro'nun dediği gibi bişeyler daha mı yapmalıyız?Bence bunu saymayalım.
(Mülksüzler iyi bi seçimdi bu arada ama).Sen bu mim işini yeniden yap,nasılsa kitap çok sende.
sevgiler

gülçin dedi ki...

sevgili legro ve hep,
nedense herkesin benim gibi diğer bloglarda süregelen ebe-sobe-mim olayına tanışık olması gerekir diye düşünmüşüm sanırım, kusura bakmayın. bu mim-ebe-sobe hikayeleri bir blogcunun herhangi bir soru yöneltmesi ile başlıyor, genelde bu soruyu yönelttiği kişiler de belli oluyor. benim gibi topu ortaya atanlar da olabilir. evet, bu mimde aslında okuduğunuz ya da en yakınınızdaki kitabın 187. sayfasındaki bir paragraf soruluyordu ama ben hile yaptım, bu fırsattan yararlanarak kütüphanemin tozunu aldım :) iyi bari madem, bunu saymayız, abi bak asıl bu "aptal bir deneme" oldu :))
ama hep, haklısın, mülksüzler güzel seçimdi hehehe.

Abi dedi ki...

::))
benim kütüphaneyi indirip toz almama bayağı bi zaman var daha..

bi de kitaplar en fazla 50 sayfalık.. ::))

ciltli karaoğlanlar var.. onlardan birinden saya saya bulurum 187.yi.. en kötüsünden yani..:)